'Sizi seviyoruz be!'

'Sizi seviyoruz be!'

Başbakan Erdoğan Diyarbakır mitinginde konuşmasına başladı.

Başbakan Erdoğan'ın konuşması öncesinde bakanlar ve milletvekilleri kürsüye tek tek çağrılarak tanıtıldı. Bakanlar arasında Mehdi Eker, Zafer Çağlayan, Mehmet Şimşek, Ertuğrul Günay ve Ahmet Davutoğlu da yer aldı.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Son günlerinde olduğumuz bu mübarek ayın bereketi sofralarımızdan eksik olmasın. Yaklaşan Kadir gecenizi, Kurban Bayramı'nızı tebrik ediyorum.

İnsana hizmet etmek siyasetin en büyük gayesidir. Çünkü biz inanıyoruz ki insan kutsaldır, insan hakları da kutsaldır.

Millete efendilik yoktur. Millete hizmetkar olmak vardır. Bu nedenle siyasetimizin merkezine insanı yerleştirdik. İnsanı yaşat ki devleti yaşat anlayışını rehber edinirken biliyorduk ki insanımız özgür değilse, güvenlik içinde değilse geri kalan hiçbirşeyin önemi yoktur. Demokrasiyi de geliştirmenin önemini de inandık. Çünkü demokrasi yoksa, orada ekonomi de gelişmez, hukuk da çalışmaz, adalet de olmaz, güvenlik de sağlanamaz.

Bu yüzden insanı yüceltmek kadar demokrasi geliştirmenin önemine inandık. İleri demokrasi uygulanmıyorsa ekonomi de gelmez, hukuk da gelişmez, adalet de sağlanmaz.

"TAHAMMÜL EDEMEDİLER"

Türkiye büyük sıkıntılar atlattı. Rahmetli Menderes'in mücadelesi çok partili sistemi geçerli kıldı. Tahammül edemediler, 3 demokrasi kahramanını darağacına gönderdiler. 12 Mart'ta yine demokrasi kesintiye uğradı. Birileri Türkiye'nin ayağa kalkmasına izin vermedi. 12 Eylül de demokrasimize büyük bir darbe vurdu. Rahmetli Özal Türkiye'yi dünyaya açtı ama yine tahammül edemediler. 1990'lar kirli oyunlarla geçti. 28 Şubat süreci kazanımları bir bir geri aldı. Ülkemizin üzerine karabasan gibi çöktü.

Bu kardeşiniz Siirtli kardeşlerine bir şiirle seslendiği için yargılandı ve dört duvar arasında, cezevinde yattı. Orada  milletime olan sevdamı, hizmet tutukumu çoğaltarak, üzgürlük tutkumu artırdım. O gün bazı gazeteler muhtar bile olamaz diye manşet attılar.

Bizi dışlamak, tecrit etmek, yok saymak istediler. Hak, hukuk, aş, iş demokrasi dediği için mahpus damlarında çürümenin nasıl bir şey olduğunu biz çok iyi biliriz. Biz yoksuluğu, yasakları, baskıların mahrumiyetin ne olduğunu çok iyi biliriz.

"APE MUSA'NIN ACISI"

Bir gece vakti ensesine kurşun sıkılıp, failleri ortaya çıkarılmayan faili meçhulleri çok iyi biliriz. Köy meydanına toplanıp köylülere yapılan eziyeti biliriz. Evladını ziyarete gidip tek kelime Kürtçe konuşamayan annenin feryadını biz biliriz.

Hakkari'de sabah ezanını okuduktan sonra oracıkta vefat eden cami imanın ailesinin kederini biz biliriz. Oğlunu dağlarda terör örgütüne kaptırmış ananın gözyaşı benim ciğerime akar. Ape Musa'nın, Musa Anter'in acısını bizler unutamayız.  Şivan Perver'in acısını görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya'nın gurbette  vefatını hatırımızdan çıkaramayız. Çünkü biz bu toprakların çocuklarıyız.  Çünkü biz Diyarbakırlıyız, Diyarbakır'ın evladıyız.

81 vilayet bizim vilayetimiz, 73 milyon benim özbe öz kerdeşimdir. Kim olursa olsun 73 milyon benim özbe öz kardeşimdir ayrım yok. Biz Kılıçarslan,  Selahattin Eyyübi'nin şanlı ordusunun neferleriyiz. Kudüz'ü hep birlikte fethettik. 3 kıtaya birlikte adalet götürdük. Çanakkale de birlikte şehit düştük.

Diyarbakır medeniyet şehri, kardeşlik şehri' Bu ulu şehre gelip de yalan söyleyenler o yalanın altında ezilirler. Bu milletin karşısına çıkıp da yapamayacaklarını söyleyenler o yalanın altında ezilirler. Burada gönül diliyle konuşmayanlar milletin huzuruna çıkamazlar.

'Günlerdir Başbakan Diyarbakır'da ne konuşacak diyorlar' İşi gücü bırakmışlar bize konuşma metni yazma peşindeler. Eğer söyleyecek bir sözün varsa gel burada, Diyarbakır meydanında, Diyarbakır insanının huzurunda konuş. Hakkarili'nin, Diyarbakırlı'nın gönlünü almadan, bu iş yürümüyor. Türkiye'nin huzuru, dışlayan, horlayan siyasetle korunmuyor.

'SİZİ SEVİYORUZ BE!'

Sizi seviyoruz be. Biz size sevdalıyız be. Bizim kitabımızda İstanbul'da ayrı konuş, Diyarbakır'da ayrı konuş yok. Biz her yerde aynı konuşuruz. Doğu'da Batı'da ayrı konuşmayız. Biz söz verip sözümüzü unutanlardan da olmadık. Ne demiştim ben. Ne aldatan, ne aldanan olacağız. Sözü eğip bükenlerden olmadık. Diyarbakır'a gelip sonra sırtını dönenlerden olmadık. Türkiye'nin meselelerini kendi meselemiz bildik. Programımızda ne dediysek onun arkasında durduk.

Biz bugün birlik siyasetimizle 73 milyonun partisiyiz. Birileri için ne diyorlar: Onlara filanca etnik unsurur temsil ediyor diyorlar. Kumsalların partisi kim Cumhuriyet Halk partisi, şimdi zaten kumsaldalar. Ayrım yok biz 73 milyonun partisiyiz. Bizim partimizde Lazı, Kürdü, Çerkesi, Gürcüsü hepsi var.

Tekrar ediyorum Bolu'da ayrı burada ayrı konuşacak birisi değilim. Değerli kardeşlerim Türkiye'nin birliği beraberliği bizim amacımız. Bizim aşkımız bu. Biz bunu sağlayacağız. Biz söz verip, verdiği sözü unutanlardan olmadık.
AK Parti'nin programında ne dediysek bunların hepsini yerine getirdik.

2005 yılında burada Diyarbakır'da Ağustos ayında ne dediysek onurumuza onun arkasında durduk. Demokrasi, ve özgürlük bir zihniyet değişimi gerektirir. Onun için biz önce zihniyeti değiştirdik. Yönetimi, bürokrasiyi değiştirdik. baskıya direndik, taviz vermedik. Bu anayasa değişikliği ile herşey bitmiyor. 2011 seçimlerinden sonra daha geniş bir anayasanın temellerini atıyoruz. Yani şimdi kapıyı açıyoruz kapıyı. Onun için 12 Eylül'de sandıkta evet demeye hazır mıyız'

12 Eylül bir manifestodur. Birlik beraberlik kardeşlik derken, bu ayrımcılık ortadan kalsın diye' Biz bu yola çıkarken buralarda olağanüstü hal vardı. O zaman ben buralara geldim. Olağanüstü hali kaldır yeter dediler.  Kaldırdık kimse onu konuşmuyor. Çekiç gücü kaldır dediler, kaldırdık o da unutuldu. DGM'leri kaldır dediler o da unutuldu. Çocuklara konulan isimlerde sıkıntı vardı, yerleşim yerlerinin isimlerinde sıkıntı vardı, farklı dil ve lehçelerin öğretilmesinde yaşan sıkıntıları kaldırdık mı, farklı dil ve lehçelerde yayın yapar hale getirdik mi' TRT6'yı kurduk, ardından da Arapça yayın yapan TV'yi de kurduk. Bir kanalı 24 saat yayın yapar hale getirdik. Suça itilen çocuklarla iligili yasayı da hazırladık mı' Bunlar sadece yaptıklarımızın bir kısmı. Cumhuriyet tarihimizin en büyük yatırımını yaptık. Şu son 8 yılda doğu ve Güneydoğu Anadoluya yapıan yatırım 24.5 katrilyon. D.Anadolu'da 12 tane, Güneydoğu Anadolu'da 8 yeni üniversite kurduk. Üniversitesi olmayan il kalmadı.

GAP ve DAP bizim dönemimizde yeniden faaliyete geçirildi. Sulama projelerinin tamamlama oranlarını yüzde 28'e çıkardık.  Sağlıkta istedğin hastaneye gidiyor, istediğin ilacı alıyor musun'

İnsan biraz utanır sıkılır. Evet oyu vermezseniz diyor muşuz biz Yeşil kartı kaldıracağız. İstanbul'da afişler asmışlar, Ne diyorlar biliyor musunuz' Burada da astılar mı' Rahibe kıyafetine 'evet'. Benim başörtülü kardeşimin kıyafetini rahibe kıyafetiyle özdeşleştiren zihniyet bu.  Bizim böyle bir tehdidimiz olmamıştır olamaz. Hayır diyene de, evet diyene saygı duyarız. Çünkü demokrasi budur. Sandığın boykot edilmesini de anti demokratik buluruz.

BU NASIL DEMOKRASİ

Bunlar bir taraftan diyorlar ki bizim partimiz çok kapatıldı, diğer yandan parti kapatmayı zorlaştıracak geliyor kimse oy kabinine gitmiyor. Bu  nasıl demokrasi anlayışıdır' 

Diyarbakı Havalanının kapasitesi ne kadar arttı biliyor musunuz. Yüzde 473. Aynı zanmanda zenginleşiyoruz. Para olmasa uçağa binilir mi' Diyarbakır Havalamnının yolcu sayısı yüzde 473 arttı, 1 milyonu geçti. Havayolu halkın yolu oldu. İ yeni terinal binası için çalışmalar başladı. İç hat ve dış hat terminalleri olacak. 

DİYARBAKIR CEZAEVİ KAPATILACAK

Burada bir Diyarbakır Cezaevi var. Ah bir dili olsa da konuşsa.  İlk işimiz yeni cezaevini yapıyoruz. Diyarbakır cezaevini de kapatıyoruz. İstiyoruz ki orası artık varlığıyla bize sürekli 12 Eylül'ü hatırlatasın. 12 Eylül darbesini yapanlar, Türkiye'de işkence yok diyenler, 5. koğuşta yaşananları duymayanlardı.

12 EYLÜL'DE 2 ŞEY OYLANACAK

12 Eylül'de iki şey oylnacak.  Ya darbe anayasası ya milletin anayasası... Hayır diyenler darbe anayasını oyluyorlar, evet diyenler milletin anayasasını oyluyor. 

Bizim şarkımızı biliyorsunuz değil mi' Hadi birlikte söyleyelim. Günümüz kutlu, Ramazan-ı Şerif ve Kadir Gecesi mübarek olsun, 12 Eylül inşallah çifte  bayram olsun.  Allah yar ve yardımcımız olsun diyerek konuşmasını tamamladı.

Şarkının ardından aralarında Hakan Şükür,  Suat Kılıç ve sanatçı Berdan Mardini'nin de bulunduğu bir grup  standa çıktı. Başbakan Erdoğan'la birlikte Diyarbakırlıları selamladı.