Artık hasta adam değiliz
Küresel Strateji Forumu (Global Strategy Forum) adlı düşünce kuruluşu tarafından İngiliz Parlamentosu’nun Lordlar Kamarası’nda bugün düzenlenen “Türkiye’nin Yükselen Network Dünyasındaki Rolü” konulu seminerde, Türkiye'nin bölgesindeki ve dünyadaki rolü ile İngiltere ve AB ile ilişkileri tartışıldı.
Eski Gölge Dışişleri Bakanı ve Muhafazakar Partisi Başkan Yardımcısı
Michael Ancram’ın başkanlığını yaptığı seminere, Türkiye’den konuşmacı
olarak Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı ve AK
Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Tüzmen, AK Parti Dış İlişkiler
Başkan Yardımcısı ve Türk-İngiliz Parlamentolararası Dostluk Grubu
Başkanı Suat Kınıklıoğlu, Dışişleri eski Bakanı Yaşar Yakış, Başbakanlık
Başdanışmanı Dr. İbrahim Kalın, AK Parti İstanbul Milletvekili ve
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyesi Nursuna Memecan ve BG Enerji
Holding Group Direktörü Mehmet Öğütçü katıldı.
Seminerde ayrıca,
Gölge Adalet Bakanı Dominic Grieve, Gölge Dışişleri ve İngiliz
Milletler Topluluğu Lord Howell, İngiliz Liberal Demokrat Parti Başkan
Yardımcısı ve İngiliz Milletler Topluluğu Sözcüsü Lord Wallace, Liberal
Demokrat Parti Avrupa Parlamentosu Milletvekili Baroness Nicholson,
Birleşik Krallık Birleşmiş Milletler Gecici Temsilcisi (1990-1995) ve
Kıbrıs Özel Temsilcisi (1996-2003) Lord Hannay’de konuşmacı olarak yer
aldı.
Başbakanlık Müşaviri Dr.Cemalettin Haşimi, Star Gazetesi
yazarı Mustafa Akyol, Professör Talip Küçükcan (SETA Vakfı), eski
diplomat Sir David Richmond, Lord Bell, Türk-İngiliz Sanayi ve Ticaret
Odası Yönetim Kurulu Üyesi Remzi Gür, İstanbul Ticaret Odası Başkanı
Murat Yalçıntaş, Avicenna Capital ve GSF Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin
Gün ve eski diplomat Jonathan Clarke da seminerin VIP listesindeki
davetliler arasındaydı.
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen
Bağış, Türkiye'nin bölgesindeki ve dünyadaki rolü ile İngiltere ve AB
ile ilişkilerinin ele alındığı seminerde, "Türkiye'nin Gelişen Dış
Politikası: Ankara'dan Bakış" başlıklı bir konuşma yaptı. Türkiye'nin
tabularını ve hassas konularını tartıştığı gibi, Avrupa'nın da
tabularını bir kenara koyarak tartışma zamanının geldiğini" belirten
Bağış, Türkiye'nin artık Avrupa'nın hasta adamı olmadığını söyledi.
Türkiye'nin
bir yandan büyük reformlardan geçtiğini, daha müreffeh ve daha
demokratik, insan haklarının geçmişe göre daha iyi olduğu bir ülke
olduğunu, diğer yandan Türkiye'nin ekonomisinin geliştiğini ifade eden
Bağış, Türkiye'nin Avrupa'nın 6. büyük ekonomisine ve 4. en büyük iş
gücüne sahip olduğunu vurguladı ve "Türkiye, Avrupa'nın birçok problemi
için parlıyor, özellikle Londra'dan bakınca" dedi.
"TÜRKİYE
BİR ANLAMDA, BATININ EN DOĞU TARAFINDA, DOĞUNUN DA EN BATI TARAFINDA
"Türkiye'nin
zor bir coğrafyada önemli bir rol üstlenmeye çalıştığını kaydeden
Bağış, Türkiye'nin aynı anda İsrail ile Suriye, Rusya ile Gürcistan,
Afganistan ile Pakistan gibi birçok sorunda arabuluculuk yapmaya çalışan
tek ülke olduğunu belirtti. "Türkiye bir anlamda, Batının en doğu
tarafında, Doğunun da en batı tarafında" diyen Bağış, ekonomik açıdan
bakıldığında ise küresel ekonomik krize rağmen Türk finans sisteminin
güçlülüğüne dikkati çekti.
Avrupa'nın ihtiyacı olan enerji
kaynaklarının yüzde 70'inin Türkiye'nin güneyinde, kuzeyinde ya da
doğusunda bulunduğunu kaydeden Bağış, "Aynı yılda hem AB üyelik
müzakerelerine başlayan, hem de İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel
Sekreterlik görevini üstlenen tek ülkeyiz. Bu, Türkiye'yi benzersiz
yapıyor" dedi.
Bağış, Avrupa'nın önemli konularından birinin
entegrasyon sorunu olduğunu belirtti ve bu bağlamda AB ülkelerinde
yaklaşık 5 milyon Türk'ün yaşadığını anımsattı.
“TÜRKİYE BİRÇOK
ÜLKE İÇİN İLHAM KAYNAĞIDIR" Türkiye'nin AB üyelik sürecinin çok sayıda
Müslüman ülke tarafından da yakından takip edildiğine işaret eden Bağış,
şöyle konuştu: "Londra'ya saldıran teröristler, Pakistan'dan gelmedi,
burada, Londra'da doğdular, büyüdüler ve burada terörist olmayı tercih
ettiler. 11 Eylül saldırısını gerçekleştirenler, Almanya'da eğitim
aldılar ve terörist olmayı tercih ettiler. Sadece Avrupa'daki Müslüman
gençliğine değil, aynı zamanda dünyaya verilmesi gereken mesaj, Türkiye
örneğidir, 200 yıldan fazla süredir Müslümanlık kültürünün demokrasi
kültürüyle bir arada var olması, analiz etmeleri gereken bir çözümdür.
Bir model ya da örnekten bahsetmiyorum, ama Türkiye birçok ülke için
ilham kaynağıdır." Türkiye'nin AB üyeliğiyle çok şey kazanacağını ve
bunun kesinlikle bir "kazan-kazan" durumu olduğunu ifade eden Bağış,
"Türkiye hiç bu kadar Avrupalı, müreffeh ve demokratik olmadı.
Türkiye'nin mükemmel olduğunu iddia etmiyorum, ama Türkiye öncekinden
daha iyi durumda. Türkiye'de ilk defa farklı gruplarla diyaloga
başladık. Ermeni vatandaşların, Kürtlerin, kadınların, işçilerin
hükümetle direkt diyalogu var. Bazı problemlerimizi teşhis etmeye
başladık. Geçmişte bazı problemleri göz ardı ediyorduk ya da
saklıyorduk. Ama şimdi, bunları çözmeye çalışıyoruz" dedi.
Türkiye'nin
AB sürecine bağlılığını vurgulayan Bağış, "Türkiye'nin üyeliğinin
Avrupa'nın karşı karşıya olduğu konular için yeni bir dinamizm
getireceğini" kaydetti. Seminere katılanlardan gelen soruları da
yanıtlayan Bağış, Türkiye'nin geçmişte bazı konularda tabularının
olduğunun doğru olduğunu, örneğin asker-sivil ilişkilerinde, azınlıklar,
Alevi ve Kürt sorunları gibi konularda geçmişte çok konuşulmadığını,
ama artık bu konuların açık bir şekilde ele alındığını ifade etti.
“TÜRKİYE'NİN
DE AB'YE, AB'NİN DE TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR”
NATO ile ilgili bir soru
üzerine ise Bağış, NATO'nun her operasyonunda Türkiye'nin yer aldığını,
ancak verilen katkının karşılığının alınmadığı görüşünün hakim olduğunu
ve bunun Türk halkında kızgınlık yarattığını söyledi. Türkiye'nin
Müslüman nüfusuyla AB üyesi olmasının AB'ye etkisine ilişkin bir soru
üzerine de Bağış, Türkiye'nin Avrupa'ya barışı sağlamasında katkıda
bulunacağını kaydetti.
"Türkiye artık Avrupa'nın hasta adamı
değil, yeni, dinamik ve Avrupa'nın sorunlarına çözüm olacak bir Türkiye
var" diyen Bağış, Birleşik Krallık'ın Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği
destekten dolayı teşekkür etti.
Bağış, Türkiye'nin üyeliğine
şüpheli bakan birçok ülkenin "Türkiye'nin çok büyük, fakir ve Müslüman
olduğunu söylediğini" belirterek, "Türkiye'nin tabularını, hassas
konularını tartıştığı ve üstesinden gelmeye çalıştığı gibi, Avrupa'nın
da bu tabuları bir kenara koyarak, hassas konuları tartışma zamanı
gelmiştir" diye konuştu. Bağış, Türkiye'nin de AB'ye ihtiyacı olduğunu,
ancak AB'nin Türkiye'ye daha çok ihtiyacı olduğunu sözlerine ekledi.




